RİSKLİ TURİSTLER

 

Seyahat sırasında yada tatil yerinde sağlık sorunlarıyla karşılaşma riskinin diğerlerine göre daha fazla olduğu grup riskli turist grubu olarak adlandırılır. Yapılna tatilin şekline (dağ, yat, aktiviteye yönelik turizm vb.) veya seçilen tatil yöresinin özelliğine (aşırı sıcak, yüksek basınçlı vb). göre risk taşıyan gruplar değişiklik göstermektedir. Geniş bir perspektif içerisinde her türlü olasılığı göz önüne alarak gruplandırma yapılacak olursa riskli turis grupları aşağıdaki gibi gruplandırılabilinir:

1-Kronik hastalığı olanlar
2-Çocuklar
3-Gençler
4-Yaşlılar
5-Gebeler
6-Psikiyatrik problemi olanlar
7-Madde bağımlıları
8-Sakatlar

Söz konusu gruplar incelediğinde grubun özelliğine göre karşılaşılabilecek sağlık risklerinin farklı olduğu görülecektir. Grupların kişi özelliklerinin yanı sıra yer ve zaman özellikleri de riskle ilgili farklılıklar yaratacaktır.
Bu gruplandırma sonucunda görülmektedir ki, aslında gelen turistlerin hemen hemen hepsi risk grubu içinde yer almaktadır, ancak hastayla karşılaştığımız sırada hangi şartlarda risk oluşturduğunu bilmemiz bize yol gösterici olacaktır.

1-Kronik Hastalığı Olanlar:
Ekonomik standartların artması sonuç olarak kronik hastalığa sahip olan insanların kendi ülkelerinin dışına çıkabilme, tatil yapabilme olanağını sağlamıştır. Kronik hastalıklı kişiler üzerine turizmin negatif etkisi bulunmaktadır. Kişilerin tatil yapma olanaklarının artması, ulaşım teknolojisi yolculuk yapan kronik hastaların oranını artırmıştır. Turistin normal yaşama düzeninin değişmesi farkına varılmadan önemli risklerle karşılaşılmasına neden olmakta sonuçta kronik hastalığı olan bir kişinin hastalığı agreve olabilmektedir. Sorunlar turist daha uçağa bindiğinde başlamaktadır, en başta oluşan zon değişimi kronik hastalığı olan turistin ilaç alım saatlerini etkilemekte, düzenini bozmaktadır. Seyahat sırasında oluşan basınç, ısı ve yiyecek alışkanlığındaki değişiklik, uzun süre beklemeler, kalabalık normal bir kişide bile yorgunluk hali, sindirim problemleri, uykusuzluk, bulantı gibi problemler oluşturmaktadır. Diurnal varyasyon, taşıt tutması, jet lag vb. gibi biyolojik stres faktörleri bu açıdan önemli olabilir. Kronik hastalığı olan turist için bu durum daha en başta, sağlık probelmi olarak karşımıza çıkabilir. Bunun dışında rekreasyon alanlarında yiyecek, su, basınç ve güneşin etkisi ile oluşabilecek en basit problemler kardiyak, pulmoner distres, allerji, diyare, güneş çarpması yada metabolik sorunlar kronik hastalığı olanları daha büyük oranda etkiler. Bunların sonucunda kan basıncında düşme, kalp hızında artma gibi bulgular bizim direk olarak karşımıza çıkmayıp kişinin temelde yatan hastalığının şiddetini arttırabilir. Turist gittiği ülkede söz konusu kronik hastalıklarıyla ilgili bakım standardı değişiklikleriyle karşılaşabilir. Sürekli kullandığı ilaçları bulamaması dahil bir çok faktör tedavi standardını düşürebilir.
En çok karşılaşılan kardiyovasküler sistem hastalıkları ve diabet ile ilgili problem daha ayrıntılı incelenmiştir.

Kardiyovasküler Sistem Hastalıkları:
Seyahat sırasında sıklıkla karşılaşılan çevresel ajanların başında sıcak gelmektedir. Isı yükselmesi kan basıncında düşme, kalp hızında artma, kardiyak output'da yükselmeye neden olmaktadır. Basınç artımı ile parsiyel oksijen basıncında düşmeye yol açmaktadır. Sıcak sonrası ani soğukla karşılaşma ani vazokonstriksiyona bağlı kan basıncında artamya neden olmaktadır. Özellikle aşırı sıcak bölgelerde güneşlenen yada yolda yürüyen turist klimalı otel lobisine gittiğinde yada soğuk duş aldığnda iskemik problemle karşılaşabilir. 20-45 yaşları arasında sağlıklı erkek ve kadın gönüllüler üzerinde yapılan bir çalışmada sıcak soğuk farkının kan basıncında 40mmHg'lık bir değişim yarattığı tespit edilmiştir(1). Bütün bunların sonucunda iskemik kalp hastalığına sahip olan kişilerde angina pektoristen başlayarak farklı derecelerde iskemi bulguları ile hastanın karşımıza gelebileceği unutulmamalıdır. Kalp pili taşıyan kişilerde de yine soğuk sıcak farkı ani ritm problemlerine nedne olmaktadır. Güneşlendikten sonra soğuk denize girmek, tatil yöresinde sıklıkla kullanılan cep telefonları kalp pili taşıyan hastalarda ani kalp durmalarına yada ritm problemlerine yol açtığı gözlenmiştir. Miyokard enfarktüsü geçiren veya by-pass operasyonu geçiren kişiler tatilde kendilerini aşırı iyi hissetmeleri, efor kapasitelerinden daha fazla aktivite göstermelerine ve problemlerin oluşmasına neden olmaktadır.

Diabet:
Gelişmiş ülkelerde özellikle Avrupa'da popülasyonun %2 ile 5'inin diabet hastası olduğu düşünülecek olunursa seyahat eden kişiler arasında diabetli turist olma olasılığının son derece yüksek olduğu görülmektedir(2). Saat değişikliği diabetli turistler için en önemli problemdir ve buna bağlı olarak hiper yada hipo glisemi atağı geçirme riskleri tatillerin ilk günlerinde daha fazla olmaktadır. Otellerde diabetli hastalar için diyet yemeklerinin bulunmaması ve turistlerin tatil nedeni ile self kontrollerinin azalması, alkol alımı riski artıran faktörleri oluşturmaktadır. Ayrıca diyare ve benzeri enfeksiyöz hastalıklar sırasında insülin alımının hastaya yapılan yanlış bilgilendirme nedeni ile kesilmesi sonucunda da kan şeker seviyesi oynaması ve buna bağlı bulgular rastlanan sık problemlerdir.

Kronik Akciğer Hastalığı:
Kronik akciğer hastalığı olan kişiler basınç değişikliğinden daha fazla etkilendiği için solunum sıkıntısı bu tür kişilerde en çok rastlanan bulgudur. Çok geniş bir polen florasına sahip olmamız, kendi ülkelerinde problemi olmayan bir kişinin de astım krizine girmesine neden olabileceğinden astım tatil yörelerinde sık görülen bir akciğer problemidir. Bu durumda astım krizi çözüldükten sonra kişi immunizasyon programına alınır ve daha sonra tatiline izin verilir.

2.Çocuklar:
Çocuklu aileleri turist olarak kazanabilmek amacı ile paket tatil programlarında çocuklara da yer verilmesi, otellerde çocuk bakım ünitelerinin olması, aile ile tatil kavramının gelişmesine yol açmıştır. Bunun sonucunda her geçen gün çocuklu turist aile sayısında artış görülmektedir ve şekil ...'de görüldüğü gibi hastalanma oranında ikinci sırayı çocuklar almaktadır. Çocuklar aşırı hareket ve ailenin çocuk üzerindeki dikkatinin azalması nedeniyle risk grubu uiçinde yer almaktadır. Kaza olasılığı bu nedenle artabilir. Problemlerin başında havuz kenarında oluşan kazalar gelmektedir. Bu açıdan çalışılan turistik tesisde kontrol aşamasında en dikkat edilmesi gereken nokta havuzların çocuklar açısından uygunluğu gelmektedir. Havuz kenarlarının kaygan olmaması, büyük havuzla çocuk havuzunun birbirinden uzak olması, havuz içinde basamak sisteminin olması dikkat edilecek noktalardır. Düşme, çarpma vb. nedenler daha büyük oranda görülebilir. Enfeksiyöz ajanlara karşı daha duyarlı olmaları sıcağa karşı ise olan dayanıksızlıkların daha sık hastalanmalarına neden olmaktadır. Yolculuklarda çocukların beslenme standardının düşmesi sorun yaratabilir. Muayene sırasında çocuk sağlığı sorunlarının ikinci kişilerden, anne ve babadan alınmak zorunluluğu iletişimle ilgili önemli zorluklar yaratabilir.

3.Gençler:
Yapılan çalışmalar göstermektedir ki, çok sağlıklı olmalarına rağmen hastalanma oranı en sık gençlerde görülmektedir(Şekil:3). Gençler aşırı aktivite gösteren grup olmaları nedeniyle değişik rekreasyon etkinliklerine katılmaları trafik kazaları özellikle motorsiklet kazaları, aşırı spor aktivitelerine bağlı yaralanmalar (dalgıçlıktan paraşüte kadar) görülen problemlerin başında gelmektedir(4,5,6). Aşırı alkol alımı, düzensiz yemek, yeni şeyler deneme arzusu, az uyku önemli risk nedenleri arasında sayılabilir. Değişik yiyecek ve içecek kaynaklarından yararlanma, diyare başta birçok enfeksiyöz hastalıkların görülmesine neden olmaktadır.

4.Yaşlılar:
Gelişmiş ülkelerde iyilik hali sanitasyon ve ekonomik standarttaki artışla paralellik göstermekte ve sonuç olarak yaşam süresinde uzama gerçekleşmektedir. Emekli olduktan sonra kısmen daha iyi sağlık durumuna sahip ve boş zamanı olan kişiler turistik etkinliklere daha büyük oranda katılmakta, elverişliliği ve fiyat avantajları nedeniyle turlara katılma oranı daha yüksek olmaktadır. Yaşlılar üç nedenle risk grubu oluşturmaktadır. Kronik hastalığa sahip olma insidansları fazladır. Yaşlılığın doğal fizyolojik süreci içinde çevre koşullarına, sıcağa, yiyeceklere karşı daha duyarlı olmakta, dayanıklılık daha az olmaktadır. Kazalardan ve travmalardan etkilenme riski de daha yüksektir. Tatilin verdiği rahatlık, kendilerini daha iyi hissetme hali, doğal fizyolojik dayanıklılık gücünden daha fazla aktivite sonucunda risk oluşturmaktadır.

5.Gebeler:
Değişik ulaşım araçları ile yolculuk sırasında olumsuz etkilenebilir. Belirli aydan sonra uçakta doğum eyleminin başlama olasılığı nedeni ile kısıtlamalar olabilir. Otobüs yolculuklarında belirli aralarda yürümesi ve dinlenmesine olanak verecek sık yolculuklar gerekmektedir. Beslenme düzeni bozukluğu, enfeksiyon hastalıkları, travmalardan çok daha fazla etkilenme riski bulunmaktadır. Planlanmamış koşullarda doğum olasılığı vardır.

6.Psikiyatrik Problemi Olanlar:
Kültür şoku, seyahat travması, klima değişikliği stabil giden psikiyatrik problemin atak oluşturmasına neden olabilir. İntihar girişimi en çok rastlanan durumdur ve bu tür kişilerin kendi ülkelerinde tedavi olmaları son derece önemlidir. Çünkü iletişim ve ülkelere özgü sosyal ve kültürel özelliklerin iyi tanınması zorunluluğu psikiyatrik tedavide çok önemlidir. Ziyaret edilen ülkedeki kültürel farklılıkların bazı davranışlara gösterilen tepkinin daha şiddetli olmasına yol açabilir.

7.Bağımlılar:
Absinens atakları ve aşırı doz alımı en önemli problem, AIDS vb. cinsel yolla yada kan yolu ile yayılan bulaşıcı hastalıkların yayılmasında risk grubu oluşturmaktadırlar. Gittikleri ülkenin kamu düzenini bozdukları için hukuksal problemlerle sık karşılaşılmaktadır.

Bazı bağımlıların bağımlı oldukları maddeye daha kolay ulaşabilecekleri umuduyla yolculuk yapabilmekte, sözkonusu maddeyi temin çabaları önemli güvenlik riskleri yaratabilmektedir.

8.Sakatlar:
Sakatların yolculuk dahil, konaklama tesislerinde ve rekreasyon etkinliklerinde karşılaşabilecekleri riskler önemli olabilir. Tüm konaklama tesislerinde sakatlara özel altyapı düzenlemeleri, tuvalet vb. gibi fizyolojik gereksinimlerini karşılayabilecekleri özel olanaklar sağlanmalıdır.